bahçeler ve sulama motorları

Günümüzün koşullarında bu tarz bir sulama daha çok su ve emek israfıdır. Yeni sulama teknikleri daha işlevsel görünüyor. Yeraltı su kaynaklarının korunması açısından da önemli bir uygulamadır.

Ama işte bu sulama motorları (daha önce de yazdığımız gibi) bizim kuşağın çocukluğunun en önemli yaz eğlencesiydi. Orada, yani bu fotoğraflarda geçmiş güzel zamanların sihri saklıdır. Bu anlamda bizim için ayrı bir önemdedir sulama motorları.

Bu günlerde Akkapı’nın portakal bahçelerinde ve civardaki bahçelerde benzer kareler görmek mümkün. Ve o bahçelerin çocukları da belleklerine şimdi farkında olmadan güzel anıları bu yolla kaydetmektedirler.

çamaşır

Sokaklarında Akkapı’nın, avlusuna evlerin çamaşır asar kadınlar. İki ağaç arasına gerili iplere asılır çamaşırlar kendilerine has bir düzenle. Balkon demirlerine asılır, damlara ama illa ki dışarıya asılır çamaşırlar. Güneşe doyar.

Hele ilkbaharsa mevsim portakal çiçeklerinin kokusu karışır güneşe. Saksılardaki çiçeklerin kokuları siner. O çamaşırlara annelerin ömürleri karışır, siner.

özkan

Abi, dedi Özkan, fotoğrafımı koydun mu siteye? Çocuk haklı iki hafta oldu fotoğrafını çekeli, bizde ses seda yok. Tamam, dedim akşama bak. Peki ne yazalım senin için? dedik. Abi, dedi, “geleceğin sporcusu” de yeter. İşte biz de öyle yaptık. Mesajı kendisi iletmiş olsun: ))

gurbet kuşları

“Gurbet kuşlarını kimse anlamadı! Ne acılarını duydular ne akıttıkları gözyaşlarını gördüler. Arka arka sevdiklerini görmeden koklamadan kaybettiler, anlamadılar acılarını! Gurbet değil onlara bu acıyı veren, anlamayanlardır!
Büyük hasretle uçtular hep gurbet kuşları yanlarınıza, hüzünle geri döndüler, anlamadınız! Onlar hep yalnızdılar!

 

Onları kimseler anlamadı!
Yeri geldi tek, tek sevdiklerini, saydıklarını, büyüklerini ve küçüklerini kaybettiler görmeden, koklamadan, okşamadan yeri geldi beklemediler uğurlamadan mezara gömdüler, onları kimseler anlamadı!
Onlara acıyı veren gurbet değil, anlamayanlar!
Gurbet kuşları onlar, hep ağladılar ve ağlıyorlar! Anlamıyorsunuz!”

“Şirin”den…

küçük kız

Koşmuş oda oda aramış küçük kız, uzun bir ayrılıktan ve özlemden sonra, boynuna nasıl sarılacağını kendisini nasıl öpeceğini taa uçaktayken düslemis, ama bulamamış ve görememiş. Küçük kıza o artik yok demişler küçücük akli anlamamış!
Küçük kız içindeki büyük özlemin büyük acısını hala çekermiş!
unutmadım……………..
Yaşlı asmama iyi bakarsanız yeşerir canlanır ve filizlenir dallarını kırmayın!!!
Asmama iyi bakin

“Sara”dan…

nene/torun

 

“Senin için gözyaşlarım sessiz sessiz akar, çocuklarım var ve içimdeki küçük kız hala peşinden ağlar kimse duymaz bilmez, içimde büyük bir özlem var! Tülbendini içime çeke çeke koklarım! Küçük kıza hep huzur verdin mutluluk ve sevgi verdin, o küçük kız da seni unutmadı unutmayacak.”

“Sara”dan…

tavla

Categories: sokaklar | 1 Comment

Akkapı’da bir sokakta tavla oyunu. Baba ve oğul, Süleyman amca ve Uğur, sıkı bir maç yapıyor. Galibi bilmiyoruz. Ama bu foto anında baba, oğulu fena hırpalıyor gibiydi. Zaten pulların konumu da ona işaret ediyor. Ee, usta olmak zaman ister bu oyunda, talih bir iki parti güler: ))

Tavla oynanır da seyircisiz olur mu? Olmaz tabi. Konu komşu, hısım akraba bu mücadeleye her daim müdahildir. Bu anlar hiç eksik olmasın…

yolcu etme

Bu fotoğraftan birileri veya bir askere uğurlanıyor. Buradaki duruşa göre giden, İrfan . Domdom Ali’nin kardeşi.91′3 devre olabilir. Fotoda başka kimler var bakalım. Ali Denizli var, onun kardeşi Yusuf. Yusuf şimdi Avustralya’da. İbrahim, Temin, Küçük Yusuf var. Dolmuşçu Rufat’ın oğlu da var, Domdom Ali’nin yengesi ve minik yiğeni var. (dikkat ettiyseniz Domdom’u kerteriz noktası olarak aldık:))

Sonuçta her yer gibidir bu anlamda Akkapı. Askere gidenler, yolcu edenler, geride bekleyenler…

yeni anne

Sevgili Serkan ( ki biz ona Kek deriz, o da bunu sever: )) ve eşi Hediye. Hediye Hanım’ın hamileliği sırasında bir akşam yürüyüşü. Şimdi onların güzel bir bebeği var. Rifat Efe. Analı babalı büyüsün diyoruz. Bu güzel aileye mutlu uzun bir ömür diliyoruz. Sevgiler…

rızkı

Categories: iş güç | 5 Comments

Her mahallenin kendine özgü insanları vardır. Yerel olmanın “olmazsa olmaz”larındandır bu ayrıntı. O insanlarla renklenir mekan, sıradanlıktan yine o insanlar kurtarır. Kimisi asabidir, kimisi komiktir, kimisi palavracıdır, kimisi hoş sohbettir, kimisi hakikaten delidir, kimisinin sesi güzeldir falan filan…Bizim Manav Rızkı’mız da sevimlidir, muhabbeti güzeldir, meyveleri lezizdir. Ama bazen asabidir de.

Kimi zaman gazozuna basra oynarız, kaybedeceğine yakın oyunu bozma eğilimindedir: )) Rızkı Ağabey, hürmetler…